MAHİR NAME

• 9/1/2008 - ŞEHZADELER DİYARI,AMASYA Anadolu’nun Oxford’u

Amasyamızın tarihi, milattan önce 3000 yıllarına dayanmaktadır. Malazgirt’in fethinden 4 yıl sonra İslâmlaştırılmış, o günden sonra da hep öyle kalmış. Gezgin Gerhart Perrot Amasya için “Anadolu’nın Oxford’u” demiştir. Amasyamız tarih kitaplarında, seciye sicilinde, ilmi ve tasavvufi icazetnamelerinde;
Medinetül Hükema,
Bağdadu-r-Rum,
Rantiye sukra,
Hüsnül Mirat
Kubbetül Ulema
Türbetül Evliya
Darül İzze
Darül Fütuh yani Kasrus Selahaddin diye anılan, kısaca akıl ve hikmet sahiplerinin şehri, beldelerin Bağdat’ı, aynalı hisar, alim ve evliya merkezi. Fatihlerin hareket noktası, padişahların köşkü, kısaca SAADET YURDU diye anılmıştır. Ve sonrakiler de:
“Ey eski ölülere, oyulmuş mağaralarda
Taşı kefen, mermeri mintan eden Amasya” demişler.
Şehzadeler, Pir İlyaslar, Kurtboğanlar, Serçobanlar, İğnecibabalar, Ferhatlar, Şirinler yurdundan manevî selamları alarak Anadolumuzun başka bir evliya yurdu olan Terzi Baba (Hz.’leri), Piri Sami, Beşir Efendi, Musa Dede Bayburdi, Abdurrahim Reyhan Hz.lerinin medfun bulunduğu Can Erzincan’a doğru yola çıktık. Saban ezanı okunurken Erzincan’a vardık. Türbe-i Saadet’e gittik. Piri Sami Hz.’lerinin bulunduğu mekanda inerek abdestleri tazeledik. Oradan da Terzi Baba Kabristanlığı’ndaki mescitte sabah namazını eda ettik.
Beşir Efendi Hz.lerini, Abdurrahim Reyhan Hz.’lerini, Musa Dede Bayburdî Hz.’lerinin kabri şereflerini ziyaret ettik. Terzi Baba Hz.lerinin çok muazzam yapılmış türbesi ile karşılaştık. Daha içeri girmeden o muazzam kapının üzerinde: “Vallahi dünya malı için Allah demem” kelâmını görünce o sabahın serinliğinde sanki bizleri önce titretip sonra dondurdu. Çünkü ibadetlerimizin çoğu dünya malı istemekle geçiyordu. Böyle bir zamanda bu kelâmın karşımıza çıkması, emin olun bizler gibi bütün hayatını dünya malı için, makam için, mevki için, şan ve şöhret için kendini heba edip bütün dua ve niyazlar yalnız ve yalnız bu yönde olan bizler için kulaklarımızda çok büyük yankılar yapıyordu.
Kıskançların Terzi Baba’yı şikayeti
Terzi Baba Hz.lerinin müritlerinden birisi, Hz. Pir’e sorar: “Efendim ben ne iş yapayım” der. Mübarek de, “Siz meyve bahçesi yapın, meyve yetiştirin” der. Müridi da öyle yapar. Bir kaç yıl sonra meyveler cidden çok iyi vermiş, dallar kırılmasın diye, dalların altına direkler diker ve Şeyhine bahçeyi görsün diye davet eder. Mübarek bahçeyi teşriflerinde bakar ki meyve ağaçlarındaki dallar kırılacak kadar fazla meyve var. O da dalları tutar tutar kırar, direkleri kaldırır atar. Bu duruma şaşıran Mürit, “Aman efendim ne yapıyorsunuz, siz emir buyurdunuz, biz de bu meyveleri yetiştirdik. Bunlara yazık değil mi?” deyince, mübarek de, der ki: “Evlâdım, ben sana meyve fidanlarını toprağa dik orada büyüsünler ama sen fidanları kalbine dikmişsin! Zira bahçe ile uğraşıyorum diye sohbeti, zikri, namazı bırakmışsın” der.
Terzi Baba Hz.lerinin asıl mesleği terziliktir. Kendisi sohbetlerde bulunur. Etrafında toplanan kalabalığı Erzincan’daki zahir âlimler kıskanırlar. Bunu ilgili yerlere şikayet ederler. Oradan gelen müfettişler Terzi Baba Hz.lerini görünce eli-yüzü nurlu birisi olduğu için ona karşı kalplerinde bir muhabbet hasıl olur. O şikayet edenler de oradadırlar, hâlâ onlar müfettişlere Terzi Baba Hz.leri çok cahil birisi olduğunu, onu mutlaka imtihan etmeleri gerektiğini söylerler.
Onlar da,  Terzi Baba Hz.lerine Cenâb-ı Hakk’ın Zati ile kaim bulunan sıfatlarını saymasını iserler.
O da, “1- Allahû Teâlâ “Alim” dir “İlim... sıfatı vardır.
2- “Mürid”dir “irade” sıfatı vardır.
3- “Hayy”dır “Hayat” sıfatı vardır.
4- “Semih”tir “İşitme” sıfatı vardır.
5- “Basir”dir “Görme” sıfatı vardır
6- “Mütekellim”dir “Kelâm” sıfatı vardır
7- “Halik”tır “Halk Yaratma” sıfatı vardır.” der ve durur.
Zahir Âlimler, Allah’ın Zatı sıfatlarını tam sayamayan Terzi Baba Hazretleri’ne gülüyorlar ve müfettişlere diyorlar ki, “Gördünüz mü tam sayamadı.” Müfettişler de mahçup olmuşlar. Ama mübarek, kendinden emin ve çok vakur bir şekilde, “Efendim elbette Yüce Rabb’ımın bir de Zat’ı sıfatı var. O da: Allah “KADİR”dir, “Kudret” sıfatı vardır ama bunlar Allah’ın “Kadir”, “Kudret” sıfatına inanmazlar ki. Allah dilerse taşı da konuşturur” der. Bu sefer mahçup olma sırası zahir âlimlere gelmiştir.
Kabristanlığın dışında  mütevazı bir kabirde medfundur.
(yok)

• 8/1/2008 - türk erkegi çekicidir !!!

İşe Başlarken Besmele Çeker
Delikanlıdır Tespih Çeker
Sportmendir Barfiks Çeker
Tek Eliyle Şınav Çeker
Kendi Dişini Kendi Çeker
Kaçan Golde Yuh Çeker
Ağzında Sigara Halay Çeker
Dikiz Aynasından Hareket Çeker
Muazzam Kopya Çeker
Kaynanadan Çok Çeker
Genelde Babaya Çeker
Evladına Nutuk Çeker
İskenderin Üstüne Künefe Çeker
Komedi Filminin Kralını Çeker
Çuhayı Yırtmadan Pike Çeker
Kafası Bozulunca Resti Çeker
Parayı Bulan Arabayı Çeker
Mahallede Pati Çeker
Gurbette Hasret Çeker
Sevdiğini Sorguya Çeker
Aldatılınca Tetiği Çeker
Memlekete Turist Çeker
Kaşı Gözü İlgi Çeker
Her Ortamda Dikkat Çeker
İtalyan Erkeklerine Beş Çeker
İngilizlere Yirmi Beş Çeker
Balık etli Görünce İç Çeker

(yok)

• 7/1/2008 - aşk ve gül

(yok)

• 6/1/2008 - UTANSIN !!!

(yok)

• 6/1/2008 - kalbinde olmak isterdim

AHMET SELÇUK İLKAN

(1)
ileri

insanlar bir birlerine bir şeyler vererek bilgi haznesini ne kadar genişletirse o kadar güzel olur diye düşünüyorum !!!!